Ermeni tarihçi Matthieu kaleminden

Bizanslılar Ermeniye’ye girdikten sonra Ermeni halka zulüm yapmış, ordularını dağıtmış, kumandanları ve ileri gelenlerini bölge dışına sürmüşler ve burada savunmasız bir halde kalan halkı ağır vergilere bağlamışlardır. Ani, Muş, Bitlis, Bayezit, Ardahan, Van, Malazgirt, Ahlat, Erciş, Bargiri (Muradiye) ve diğer birçok şehre Bizans askerleri yerleştirilmiş, dinî kurumları saldırıya uğramış, dinî reisleri ise yakalanarak Bizansa sürülmüşlerdir. Bizanslılar; Ermeniler ile aralarında mezhep ve ırk düşmanlığı olmasından dolayı bunları kin ve nefretle karşılamışlardır. Senekharim’in anlaşarak topraklarına soktuğu Bizanslılar da bölgede kalan Ermeni varlığını yok etmeye çalışıyorlardı. Bölge dışına gönderilen Ermeni reislerinden Gagık 1079 yılında Kayseri’de, Senekharim ve oğulları ise 1080 yılında Sivas’ta Bizanslıların ellerinde öldüler[7]. Bu gelişmeler sebebiyle, Selçukluların Anadolu’yu fetih ve yurt tutma faaliyetlerine başladıkları sırada Van gölü çevresinde hiçbir Ermeni siyasal kuruluşu kalmamıştı.
Yazının devamını okuyun »

Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet
İlk Müslüman Türk devletlerinden olan Karahanlılar’da, ülkenin doğusunu idare eden büyük hakana Arslan Han adı verilirdi. Onun hakimiyeti altında batı bölgelerini, Buğra unvanını taşıyan diğer bir han idare etmekteydi. Sonra devlet merkezinde hakanlara vekâlet eden, Erkan, Sagun gibi unvanlar alan İligler ve tekin diye anılan şehzadeler geliyordu. Ayrıca bir danışma kurulu vardı.
Hükümdarlığı halife tarafından tasdik edilen Gazneli Mahmud, sultan unvanını ilk defa kullanan hükümdar olarak bilinir. Daha sonra bu unvan, bütün Müslüman devlet başkanları tarafından kullanılmıştır. Anadolu Türkmen beyliklerinde, atabeyliklerde de sultan unvanı kullanılmıştır. İslamiyet’te devlet başkanı olan halife, peygamberin vekili olduğu için, bütün Müslümanların başı durumundaydı. Türk cihan hakimiyeti düşüncesi, güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar, dünyanın, Türk hükümdarı tarafından idare edilmesi gerektiği esasına dayanıyordu. 11. asır yazarlarından Kaşgarlı Mahmud şöyle demektedir: “Allah, devlet güneşini Türklerin burcunda doğdurmuş, göklerdeki dairelere benzeyen devletleri onun saltanatı etrafında döndürmüş, Türkleri yeryüzünün hakimi yapmıştır.”
Yazının devamını okuyun »