Babilin Asma Bahçeleri

-Babil’in Asma Bahçeleri M.Ö. 7.yüzyılda Babilonya kralı Nebukadnezar tarafından yaptırılmış. 80 km uzunlukta, 100 metre yükseklikte ve 30 metre genişlikteymiş. Yapay dağlar ve cennet gibi içinden sular akan yemyeşil bahçelerden oluşuyormuş. Yapılma sebebinin kralın, Mezopotamya’nın sıcak ve kurak ortamından bunalan karısı Semiramis’e hediye vermek istemesi olduğu düşünülüyor. Dönemin Yunan coğrafyacısı Strabo’nun, Bağdat’ın 50 kilometre güneyinde yer aldığı düşünülen ve bugün kesin izlerine rastlanmayan bu yapay doğa harikası hakkındaki tanımı ise şöyle: “Bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu” Yazının devamını okuyun »

Zeus Heykeli

-Zeus Heykeli
M.Ö. 45O yılında yapılan Zeus Heykeli, dünya tarihinin ilk olimpiyatlarının yapıldığı Olimpia şehrinde bulunuyormuş. Altın, fildişi ve metal parçalardan oluşan heykel, kendinden daha önce yapılmış olan, 6,5 metre yüksekliğe ve 1 metre genişliğe sahip Zeus Tapınağı’nda yer alırmış. Olimpiyat sırasında bu heykelin önünde törenler yapılırmış. Olimpia’dan Roma’ya taşınırken ve doğal afetlerden ötürü büyük zarar görmüş. M.Ö. 200 yılında restore edilmiş. Yeni haliyle zengin bir Yunanlı tarafından İstanbul’a getirilmiş ancak 462 yılında çıkan büyük bir yangınla tamamen yanmış.

Artemis Tapınağı

-Artemis Tapınağı
Artemis Tapınağı, Lidya Kralı Croseus tarafından Tanrıça Artemis’e ithafen M.Ö. 550′de dönemin en büyük heykeltıraşlarına yaptırılmış. Tamamen mermerden oluşan 90 metre yükseklikte, 45 metre genişlikteki bu yapının içi tapınak, dışı pazaryeri olarak kullanılıyormuş. Yapımından 200 yıl sonra M.Ö 356′da ünlü olmak ve adını ölümsüzleştirmek isteyen Herosteamus adlı sapık(!) bir Yunan tarafından yakılmış. İlginç olan tapınağın yandığı gece Büyük İskender’in doğmuş olmasıdır. Bunu bilen İskender, Anadolu’yu fethettikten sonra tapınağın onarılması için yardım teklif etmiş, ömrünün yettiği ölçüde tapınak restore edilmiş. Ancak M.S. 262′de çıkan yangın sonucu, bugün tapınağın yerini belli eden tek bir sütunu dışında tamamen yok olmuş.

Bodrum Mozolasi

-Bodrum Mozolesi
Pers Hükümdarlığı, ülke sınırları oldukça genişleyince ülke yönetiminde bulunan uç beylikleri kontrol edemez olmuş. Bunu fırsat bilen Karia Kralı Mausollos, beyliğin başkentini Bodrum’a (o günkü adıyla Halicarnassus) taşımış. Burada kralın karısı ve kız kardeşi tarafından krala mezar olarak bu mozole yaptırılmış, yapımı kralın ölümünden 3 yıl sonra M.Ö. 350′de tamamlanmış. Mozolenin yüksekliği 45 metreymiş, dört bir yanında her biri ayrı bir heykeltıraş tarafından yapılan dört büyük heykel bulunuyormuş.16 yy’a kadar sağlam kalmayı başarabilen yapının duvar taşlarının tamamı, 16. yy.’da buraya gelen St. Jean Şövalyeleri tarafından bugün hala var olan Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanılmış. Dikkatli bakarsanız bugün kalenin duvarları arasında mezara ait mermer taşları görebilirsiniz. Mezarın mozole kısmı ise halen Londra’daki British Museum’da bulunuyor.

←Önceki